Dolandırıcılık suçu

Dolandırıcılık suçu nedir ?

DOLANDIRICILIK SUÇU NEDİR?

Türk ceza kanunu 157-159.maddeleri arasında düzenlenmiştir. Suçun temel şeklinin tanımı TCK m.157’de düzenlenmiştir.

TCK m.157: “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.”

Dolandırıcılık suçun cezalandırılması ile mal varlığı ve irade serbestliği korunmuştur.

Suçun basit şekli için öngörülen ceza, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır.

DOLANDIRICILIK SUÇUNUN ŞARTLARI

Dolandırıcılık suçunun gerçekleşmesi için dört unsurun gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlar:

1-Hileli davranışlar gerçekleştirilmiş olmalı: Hile, birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, oyun demektir. Dolandırıcılık suçunun oluşması için hile şarttır. Hileli davranışla muhatap hileye sevk edilir ve normal şartlarda malvarlığı üzerinde yapmayacağı bir tasarrufta bulunması gerekir. Mağdur, belli vakıayla ilgili yanılgıya düşürülmelidir. Mevcut olmayan bir hususu göstermek, olan olayı değiştirmek veya başka unsurlar eklemek suretiyle hile olur. Ayrıca gelecekte gerçekleşecek hususlar vakıa olarak kabul edilmez ancak gelecekteki olay önceden tahmin edilebilir bir özelliği yoksa hileden değil iddiadan bahsedilir. Örneğin gelecek yaz dolu bekleniyor diyen sigortacı bu suçu işlememiş olur ancak bilimsel nitelikteki belgelere dayanarak deprem öngörüldüğünün söylenmesi, burada kişi yanılgıya sevk edildiği için dolandırıcılık suçunun unsuru vardır.

Hile icrai bir davranışlara veya ihmali bir davranışla gerçekleşebilir, karşı tarafın içine düştüğü bir konuda yanlış bilgisinden yaralanarak gerçekleşmesi halinde ihmali davranışla gerçekleşmiş olur. Gerçekleşen davranışın hile olabilmesi için aldatmaya elverişli olmalıdır.

2-Muhatap aldatılmış olmalı: hileli davranış nedeniyle aldatılmış olması gerekir. Hileli davranışın etkisiyle aldatılmış olmalıdır veya yanılgının devamı sağlanıyor olmalıdır. Hileli davranış sonucu muhatabın aldanmamış olmasıyla suç teşebbüs aşamasında kalır.

3-Buna bağlı olarak malvarlığı üzerinde belli bir yönde tasarrufta bulunulmuş olmalı: Hileli davranış sonucu aldatılan mağdurun düştüğü hata ile malvarlığında tasarrufta bulunması gerekir. Burada aldatılan kişi malının zilyetliğini kendi isteğiyle devretmektedir, ancak irade sakatlığı da vardır.

4-Zarar meydana gelmiş olmalı ve buna bağlı haksız menfaat temin edilmiş olmalı: aldatılanın yararına karşı fail veya bir başkası lehine haksız yarar sağlanmış olmalıdır. Hileli davranışla yararın arasında illiyet bağı olmalıdır.

DOLANDIRICILIK SUÇUNUN NİTELİKLİ HALLERİ VE CEZALARI:

Suçun nitelikli halleri Türk Ceza Kanunu madde 158/1’de düzenlenmiştir.

TCK m.158/1: “(1) Dolandırıcılık suçunun;

a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,

b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,

c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,

d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,

e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,

f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,

i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,

j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,

k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,

l) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.”

a- Suçun Dini İnanç ve Duyguların İstismar Edilmesi Suretiyle İşlenmesi

Suçun icrası sırasında dinin aldatma aracı olarak kullanılması gerekir. Ayrıca bununla haksız yarar da sağlanmış olması gerekir. Bunlara örnek olarak muskacılık ve üfürükçülük verilebilir. Bu faaliyetler sayesinde kişinin maruz kaldığı sıkıntıdan kurtulacağından bahisle ondan yararlanmasıyla suç oluşur.

b- Kişinin İçinde Bulunduğu Tehlikeli Durum veya Zor Şartlardan Yararlanmak Suretiyle İşlenmesi

Kişi eğer tehlikeli bir durumdayken veya zor şartlar altındayken onun bur durumundan yararlanarak dolandırıcılık suçu işlenebilir. Kişi bu tarz durumdayken başkalarına kolayca güvenebilir dolayısıyla cezada artırım yapılması gerekir. Örneğin kişinin yaşadığı bir hastalıktan dolayı aldatılması kolaydır, suçun bundan faydalanarak işlenmesi halinde suçun nitelikli hali oluşur. Tehlikeli durum gerçek olmalıdır, mağdurun böyle bir durumda inandırılmasıyla bu nitelikli hal oluşmaz.

c- Kişinin Algılama Yeteneğinin Zayıflığından Yararlanmak Suretiyle İşlenmesi

Algılama yeteneği zayıf kişilerin aldatılması daha kolaydır. Bu kişilerin durumunda yararlanıp suç işlenmesi kanun tarafında korunmuştur ve daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

d- Suçun Kamu Kurum ve Kuruluşlarının, Kamu Meslek Kuruluşlarının, Siyasi Parti, Vakıf veya Dernek Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle İşlenmesi:

Bu müesseseler toplumun güvenini kazanmıştır, dolayısıyla bunların araç olması suçun işlenmesini kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu kuruluşlar araç olmalıdır, fiil işlenirken adının geçmesi nitelikli hali oluşturmaz.

e- Suçun Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Olarak İşlenmesi

Bütün topluma mal edilmiş bir malın dolandırıcılık yoluyla haksız olarak başkasına yarar sağlaması. Doğrudan tüzel kişinin aldatılması mümkün değildir dolayısıyla tüzel kişi adına malvarlığını yönetme yetkisine sahip olanların aldatılması suretiyle suç işlenir.

f- Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle İşlenmesi

Bankacılık ve kredi kurumları özel bir güven ilişkisi çerçevesinde yürütülmektedir, bu güvene dayanarak suçu işlemek kolaydır. Dolayısıyla daha ağır ceza öngörülmüştür. Burada banka araç olarak kullanılmaktadır. Aldatılan kişinin bunun sonucunda banka aracılığıyla para göndermesi bu nitelikli hali oluşturmaz.

g- Basın ve Yayın Araçlarının Sağladığı Kolaylıktan Yararlanmak Suretiyle İşlenmesi

Doğrudan basın ve yayın araçları kullanılmaz bunların sağladığı kolaylıktan faydalanılır. Örneğin basında verilen ilan sayesinde geniş kitlelere ulaşmak ve bu sayede iletişime geçenleri dolandırmak.

ı- Serbest Meslek Sahibi Kişileri Tarafından, Mesleklerinden Dolayı Kendilerine Duyulan Güvenin Kötüye Kullanılması Suretiyle İşlenmesi

Nitelikli halin uygulanabilmesi için fail serbest meslek mensubu olmalıdır. Fiili ise mesleğin sağladığı güveni kötüye kullanarak işlemelidir.

i- Banka ve Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla İşlenmesi

Kredi temini amacıyla hileli davranışlarda bulunulması ve buna dayalı kredi adı altında yarar sağlanması durumunda bu nitelikli hal oluşur. Örneğin: kredi talep edenin gerçeğe aykırı rapor sunarak, gerçekte verilmeyecek kredinin açılmasını sağlaması.

j- Sigorta Bedelini Almak Maksadıyla İşlenmesi

Sigorta bedelinin alınması amacıyla dolandırıcılık yapılması nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu nitelikli hâlin oluşumu için, sigorta şirketine hakkı olmayan bedeli almak için bir başvuru yapılmış olması ve hakkı olmayan bir sigorta bedelinin kısmen veya tamamen alınmış olması gerekir. Örneğin: yüksek sigorta bedelini alabilmek için sigortalanmış binanın bizzat sahibi tarafından yakılması.

k- Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi.

l- kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak işlenmesi.

Yukarıdaki sayılan hallerden birine göre işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ayrıca (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

m- Üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde yarı oranda arttırılır.

n- Suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ceza bir kat arttırılır.

DAHA AZ CEZAYI GEREKTİREN HAL

TCK m. 159’da düzenlenmiştir.

Madde 159-Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikâyet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

Tahsil amacı doğrultusunda bu suçun işlenmesi halinde failin cezasında indirime gidilir. Çünkü daha az haksızlık oluşur. Verilecek ceza altı aydan bir yıla kadar hapis cezası veya adli para cezasıdır.

DOLANDIRICILIK SUÇUNDA ZAMANAŞIMI

Dolandırıcılık suçu şikayete tabi suçlardan değildir dolayısıyla savcılık öğrenir öğrenmez soruşturmaya başlamalıdır ve suçun oluştuğuna kanaat getirirse kamu davası açmalıdır. Bu suç için şikayet süresi yoktur. Fakat dolandırıcılık suçun 157.maddedeki hali olan basit hali için 8 yıl dava zamanaşımı süresi vardır dolayısıyla 8 yıl içinde savcılığa bildirilmesi gerekir.

Sakarya, İstanbul ve Kocaeli çevresinde hizmet veren Kolektif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak müvekkillerimize etkin hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız. Ceza hukuku, Boşanma hukuku, İcra hukuku bakımından dava takibi, hukuki danışmanlık ve sorularınız için aşağıdaki iletişim kanallarından ulaşabilirsiniz.

İletişim Kanallarımız

WhatsApp

0(541) 938 19 38

YASAL UYARI : Bu internet sitesinde yer alan bilgiler avukat ve müvekkil ilişkisi oluşturmaya yönelik değildir. Böyle bir davet olarak dikkate alınmamalıdır.
Avukata Danışma