Ceza Hukuku Hakkında

Toplumsal hayat içinde herkes her an bir suç mağduru olabilir ve bu nedenle ceza hukuku mevzuatı kapsamına giren davalar da yer bulabilir. Bu davalarda uzmanlaşan avukatlara ise ceza avukatı denmektedir. Ceza hukukuna ilişkin mağduriyetin ya da isnatların muhatabı olmanın ise diğer hukuk dallarına oranla etkisi çok daha ağır olabilmektedir. Ceza mahkemelerinin kararları, kişi hak ve özgürlüklerine en derin müdahalelerin olduğu kararlardır. Bu nedenlerle sorumluluk sahibi olup empati yapabilecek, bir ceza avukatı ihtiyacı büyük önem taşımaktadır.

Ceza hukuku kapsamında bir eylemin suç teşkil edip etmediği, hangi eylemin suç sayıldığı, birbirinden ayrılan yönleri, maddi ve manevi unsurları, kapsamı ve sınırları, hangi suçun oluştuğu, ceza tayini şekli ve usulü, suçu ortadan kaldıran nedenler, cezayı azaltan ve ortadan kaldıran nedenler, uygulanması gereken temel ilkeler tek tek araştırılıp normlarla düzenlenmiştir.

Ceza Hukukuna göre bir kişinin gerçekleştirdiği eylemin suç olduğunu bilmediğini iddia etme hakkı yoktur. Kişiler (bu kişi mağdur dahi olsa) ceza kanununu ve diğer kanunları bilmediği iddiasının altına sığınamaz. Bu kurala “Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz.” ilkesi de denilmektedir. Bu ilke gereğince mağdur ve şüpheli/sanıkların kendilerinin vekil ile temsil edilmesinin önü açılmış ve CMK ile vekil atama sistemi getirilmiştir. Bu yolla kişilerin haklarının güvence altına alınması sağlanmaya çalışılmıştır. Lakin, saygıdeğer bir kısım meslektaşları tenzih ederek belirtmek gerekir ki; diğer ülkelere nazaran Türkiye’de çoğu ceza avukatları barodan gelen dosyalara pek özen göstermemekte, dosyalara sadece yapılması gereken asgari düzeyde işlemleri yapmaktadır. Bu durum ilgili savcılıklar ve mahkemelerce de eleştiri ve şikayet konusu yapılmaktadır. Uygulamada ceza avukatı duruşmayı kaçırmasının yanı sıra hapis cezası içeren mahkeme ilamlarına karşı temyiz, istinaf sürelerini kaçırdığına dahi rastlanmaktadır. Bu durumda elbette ki ceza avukatlarının büyük sorumlulukları doğmakta fakat kişinin telafisi imkansız zararlara uğratıldığı gerçeği ise yadsınamayacak kadar elzem bir konudur. Bu nedenle dosyada ceza avukatının görev alması muhakkak ki haklarının garanti altına alınacağı anlamına gelmemektedir. Kişi davasını her ihtimalde takip etmeli, bu yolla hem kendine hem de yargı merciine yardımcı olmalıdır. Dosyanızı uzman ceza avukatı ile takip etmeniz bu sürecin huzurlu bir şekilde yürütülmesini ve haklarınızın korunmasını sağlayacaktır.

Ceza avukatının görevleri nelerdir?

Ceza avukatı, ceza mahkemelerinde görülen davalarda kişilerin özgürlüklerini, haklarını en iyi şekilde savunur. Ceza avukatı soruşturma ve kovuşturma aşamalarında da gerçeğin ortaya çıkmasına en fazla katkı sağlayan kişilerden birisi konumunda yer alıyor. Ceza davaları sonucunda kişiler özgürlüklerini kaybetme riski ile karşı karşıya kaldığı için bu durum çok daha önemli bir hale geliyor. Bununla birlikte ceza avukatının müvekkilini mahkemenin her aşamasında en iyi şekilde temsil edip haklarını savunması gerekiyor.

Ayrıca ceza avukatı, suçlanan kişinin ifade verdiği andan itibaren olası bir temyiz, istinaf başvurularına kadar kişinin yanında olur. Bu nedenle ceza avukatının görev tanımı ve fazlasıyla geniş bir yelpazede değerlendirilir ve çalışma alanı oldukça geniş bir sahaya yayılır.

Ceza Mahkemesi Nedir?

Ağır ceza mahkemesi, Türk ceza yargılamasında öngörülen ceza miktarı bakımından en ağır suçlara bakmakla görevli mahkemedir. Ağır Ceza Mahkemesinin görevi 5235 sayılı kanunun 12. Maddesinde düzenlenmiştir. İsnat edilen suçun ağır ceza mahkemelerinin görev alanına girip girmediği hususu da yine 5235 sayılı kanunun 12. Maddesi çerçevesinde belirlenmektedir. Ağır Ceza Mahkemesinin görevi alanına girdiği açıkça belirtilmeyen suçlar hakkında ise Asliye Ceza Mahkemeleri görevlidir. Sanığın 18 yaşından küçük olduğu durumda o suçu yargılama görevi Çocuk Ağır Ceza Mahkemelerinindir.

Ağır ceza mahkemelerinin görevleri nelerdir?

Ağır ceza mahkemelerinin hangi suçlar ve işlere bakacağı kanunla belirlenmiştir. Buna göre, kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere; Türk Ceza Kanunu’nda yer alan Yağma, İrtikâp, Resmi belgede sahtecilik, Nitelikli dolandırıcılık, Hileli iflas, Devletin birliğini ve ülke bütününü bozmak, Anayasayı ihlal, Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı, Yasama organına karşı suç, Hükümete karşı suç, T.C. hükümetine karşı silahlı isyan, Silahlı örgüt, Silah sağlama, Siyasal veya askeri casusluk, Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama, Gizli kalması gereken bilgileri açıklama, Uluslararası casusluk, Devlet sırlarından yararlanma, devlet hizmetlerinde sadakatsizlik, Yasaklanan bilgileri temin, Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.

Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde suçun ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenleri hesaplanmaksızın suçun yasada belirlenen üst sınırı göz önüne alınmalıdır. (5235 sayılı kanunun 14. Maddesi)

Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suç ile hakkınızda soruşturma veya ağır ceza davası açıldıysa, ağır ceza avukatı ile davanızı takip etmeniz yararınıza olacaktır. Çünkü üzerinize atılı suç nedeniyle yapacağınız savunma ve bildireceğiniz deliller hayatınızın en önemli kararlarından olacaktır. Ağır ceza mahkemesi savunma ve bildirilen deliller ile bağlı değildir. Ağır ceza mahkemesi suç konusu olayı incelemek, delilleri toplamak ve değerlendirmek zorundadır.  Fakat bu hususta tarafınızın olayı aydınlatması, lehe delilleri saptaması, yaptığı savunma ile mahkemeyi ikna etmesi oldukça önemlidir.  Aksi halde hukuken tutuklanmanızı gerektirecek şartlar ve nedenler birlikte gerçekleşmediği halde hakkınızda verilen tutuklama kararı ve sonuç olarak alınacak ceza hükmü yıllarınızı ceza ve tutuk evlerinde geçirmenize, aile ilişkilerinizin bozulmasına, ekonomik yıkımlara neden olacaktır. Tüm bu hukuki süreçler tamamıyla can sıkıcı olup sürecin belirsizliği ise travma niteliğindedir. Bu nedenle uzman ağır ceza avukatlarına başvurmanız psikolojik sağlığınız açısından da faydalı olacaktır.

Ağır ceza mahkemeleri nasıl kurulur?

Ağır Ceza Mahkemeleri, her il merkezi ile bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak, belirlendiği il ve ilçenin adıyla anılmak suretiyle, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından bir başkan ve yeteri kadar üyeli olarak, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde birden fazla daireli olarak kurulur. (5235 sayılı kanun 9. Maddesi)

Asliye ceza mahkemeleri nasıl kurulur?

Asliye Ceza Mahkemeleri, her il merkezi ile bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak, belirlendiği il ve ilçenin adıyla anılmak suretiyle, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından tek hakimli olarak kurulur. (5235 sayılı kanun 9. Maddesi)

Her ne kadar daha önce asliye ceza mahkemeleri nezdinde bir savcı da görevli iken yapılan değişiklik ile asliye ceza mahkemelerinden duruşma savcılarının görevlerine son verilmiştir. Böylelikle savcılığın soruşturma aşamasında daha etkin çalışması sağlanmaya çalışılmıştır.

Ceza davalarında nelere dikkat etmek gerekir?

Ceza davaları gerek mağdur gerekse sanık olarak kişinin hak ve özgürlükleri ile doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle ceza davalarının özenle takip edilmesi gerekmektedir. Tarafların bu hususta ceza kanunlarını bilmesi yeterli değildir. Önemli olan söz konusu kanunun nasıl uygulanması gerektiği, yargılamanın hangi suretle yapılması gerektiği ve hükmün hangi suretle oluşturulması gerektiğidir. Ceza davalarında yapılan en büyük hata davayı tamamen mahkemenin sorumluluğuna bırakmaktır. Şikayetin / Savunmanın doğru düzgün yapılmadığı, delillerin bildirilmediği, delillerin toplanılmasının sağlanmadığı, ara kararlara, hükme, tutukluluk/tahliye durumlarına gerekli nitelik ve hususlarda itirazların yapılmadığı çoğu dosyada taraflar aleyhine sonuçlar çıkmaktadır. Bu hususta ne mahkemeyi ne de adalet sistemini suçlamak doğrudur.

Ceza Kanunları Nelerdir?

Türkiye’de ceza yargılaması Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Çocuk Koruma Kanunu, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun, Terörle Mücadele Kanunu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, Asgari Ceza Kanunu, Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu vd. yapılmaktadır. Bunun yanında özel kanunlarla da birçok suç kavramı ve cezalandırıcı müeyyideler düzenlenmiştir. Bu hususta İcra İflas Kanunun, Bankacılık Kanunun, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun, Orman Kanunun ilgili cezai hükümlerini örnek olarak söyleyebiliriz.  Bunun gibi ceza yargılaması kaynağını, anayasa, kanunlar, uluslararası sözleşmeler ve yürütme organının tasarrufları gibi doğrudan kaynaklar ve öğreti, mahkeme içtihatları, mukayeseli hukuk, uluslararası hukuk, mehaz kanun, örf ve adet gibi dolaylı kaynaklardan almaktadır.

Kolektif Hukuk & Danışmanlık Ofisi olarak sunmuş olduğumuz başlıca hukuki hizmetlerimiz;

İlamlı Takipler

-Ağır ceza mahkemesinin görevli olduğu ceza davaları,

-Asliye ceza mahkemesinin görevli olduğu ceza davaları,

-Bilişim suçlarına ilişkin ceza davaları,

-Yakalama, el koyma, arama ve gözaltı gibi koruma tedbirlerine itiraz,

-Tutuklamaya itiraz başvurusu,

-Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli veya sanık müdafiiliği,

-Ceza davasının tüm aşamalarında tahliye taleplerinin mahkemeye sunulması,

-Ceza davasında mağdur veya müşteki vekilliği,

-İstinaf, temyiz ve kararın düzeltilmesi başvuruları,

-İnfaz hukuku ve cezaevi uygulamalarından kaynaklanan sorunlara dair başvurular